Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik: Araç Kiralama Sektöründe Yeni Dönem ve Hukuki Değerlendirme
- Av. Hasan Emre SÖYLEMEZ
- 21 Ağu
- 15 dakikada okunur

15 Ağustos 2026 tarihli ve 33341 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik, araç kiralama sektöründe hukuki ve idari yapıda kapsamlı değişiklikler öngörmektedir. 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek Yönetmelik ile araç kiralama faaliyetinin idamesine ilişkin yetki belgesi sistemi oluşturulmuş; işletmelerin ve kiralanacak araçların için birtakım şartlar öngörülmüş; kira sözleşmeleri, elektronik rezervasyonlar, depozito, araç teslim ve iade işlemleri, hasar ve arıza talepleri, kasko ve işletme güvencesi ile ilan ve aracı platformların faaliyetleri ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
Düzenleme bu yönüyle yalnızca araç kiralama işletmelerine yönelik yeni bir idari izin sistemi getirmemekte; aynı zamanda kiraya veren işletme ile kiracı arasındaki özel hukuk ilişkisinin kurulması ve yürütülmesine, özellikle de hasar ve değer kaybı taleplerinin ileri sürülmesine ilişkin önemli maddi hukuk ve ispat kuralları ihdas etmektedir.
Bu nedenle Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte araç kiralama şirketlerinin yalnızca yetki belgesi ve filo yapılarını değil; halen kullanmakta oldukları matbu kira sözleşmelerini, rezervasyon sistemlerini, depozito ve tahsilat uygulamalarını, teslim-iade prosedürlerini, hasar yönetimini, kasko ve güvence sistemlerini, KABİS ve kişisel veri uygulamalarını ve dijital platformlarla olan ticari ilişkilerini bütüncül biçimde gözden geçirmeleri gerekecektir.
I. Yönetmeliğin Hukuki Dayanağı ve Düzenleme Alanı
Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrası ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 446. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Bu nedenle Yönetmelik, araç kiralama ilişkilerine uygulanmakta olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu veya 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun yerine geçen müstakil bir kanuni rejim oluşturmamaktadır.
Aksine yeni düzenleme, belirtilen mevzuat hükümleriyle birlikte uygulanacak özel nitelikte sektörel bir düzenleme niteliğindedir. Bu nedenle somut araç kiralama uyuşmazlıklarının yalnızca yeni Yönetmelik hükümleri üzerinden değil; uyuşmazlığın niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu, tüketici mevzuatı, genel işlem koşulları, sigorta hukuku, trafik mevzuatı ve kişisel verilerin korunması hükümleriyle birlikte ele alınması gerekecektir.
II. Yönetmeliğin Kapsamına Hangi Araç Kiralamaları Girmektedir?
Yönetmelik kapsamının doğru belirlenmesi, getirilen hükümlerin hangi kiralama ilişkilerine uygulanacağının belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Yönetmelik anlamında "motorlu kara taşıtı"; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında olup tescil belgesinde sınıfı M1, M1G, N1 ve N1G olarak gösterilen taşıtlardır. "Kısa süreli kiralama" ise aynı kiracıya tek seferde veya aralarında kesinti bulunmayan dönemler hâlinde en fazla yirmi dokuz gün süreyle verilen kiralama hizmeti olarak tanımlanmıştır. Kiracı kavramı da Yönetmelikte tüketiciyle ilişkilendirilmiştir.
Buna karşılık aşağıdaki kiralamalar ise açıkça Yönetmeliğin kapsamı dışında tutulmuştur:
Aynı kiracıya otuz gün veya daha uzun süreyle yapılan uzun süreli kiralamalar,
Kiracının tüketici niteliğinde olmadığı kısa süreli kiralamalar,
Paylaşımlı araç kiralamaları,
Kamp taşıtı kiralamaları.
Bu itibarla Yönetmeliğin özellikle sözleşme, rezervasyon, depozito ve hasar hükümlerinin temel uygulama alanını, tüketici niteliğindeki kiracılara yönelik yirmi dokuz güne kadar kısa süreli araç kiralama ilişkileri oluşturduğu söylenebilecektir.
III. Araç Kiralama Faaliyeti İçin Yetki Belgesi Zorunluluğu
Yönetmeliğin sektörel açıdan getirdiği en önemli yeniliklerinden biri, motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetinin Ticaret Bakanlığının gözetiminde yürütülecek bir yetki belgesi sistemine bağlanmasıdır.
Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca, Yönetmelik kapsamına giren ticari araç kiralama faaliyetinin yetki belgesi olmaksızın yürütülmesi mümkün olmayacaktır. Yetki belgesi, işletmenin bulunduğu yerdeki Ticaret İl Müdürlüğü tarafından Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi üzerinden düzenlenecek; her bir işletme için ayrı ayrı verilecek ve devredilemeyecektir.
Yetki belgesi sisteminin, belediye veya diğer yetkili idare tarafından verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatından farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Başka bir ifadeyle Ticaret Bakanlığından yetki belgesi alınmış olması, diğer mevzuattan kaynaklanan ruhsat ve izin yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmayacaktır.
Yetki Belgesi Verilmesinde Aranan Şartlar
İşletmenin yetki belgesi alabilmesi için;
Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması,
İlgili meslek odasına kayıtlı bulunması,
Vergi ve meslek odası kayıtlarındaki faaliyet konuları arasında motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetinin yer alması,
İş yerini, Yönetmelikte izin verilen yan faaliyetler dışında başka bir ticari faaliyet veya ikamet amacıyla kullanmaması,
Kiralanacak taşıtları Bilgi Sistemine kaydetmesi,
gerekecektir.
İşyeri bakımından da belirli faaliyet sınırlamaları getirilmiştir. Yetkili satıcılık, sigortacılık, yol yardım ve çekici hizmetleri ile lastik ve aksesuar satışı gibi Yönetmelikte belirtilen bağlantılı faaliyetler dışında işyerinin başka bir mesleki veya ticari faaliyet ya da ikamet amacıyla kullanılmaması esastır.
Motorlu kara taşıtı kiralama sorumlusu açısından ise;
18 yaşını doldurmuş,
En az ilköğretim mezunu,
İflas etmemiş veya itibarı yerine gelmiş,
Yönetmelikte sayılan suçlardan hüküm giymemiş ve ticaret veya sanat icrasından yasaklanmamış olması,
Motorlu kara taşıtı kiralama danışmanı (Seviye 4) mesleki yeterlilik belgesine sahip olması şartları öngörülmüştür.
Mevcut işletmeler bakımından geçici hükümlerle bazı istisnalar tanınmıştır. Ancak söz konusu istisnalar eğitim, iflas ve belirli mahkûmiyet koşullarına ilişkin olup, mesleki yeterlilik belgesine ilişkin şart geçiş hükmünde muafiyet kapsamına alınmamıştır. Yönetmeliğin 17. maddesi de mesleki yeterlilik belgesi bulunmayan kişilerin kiralama sorumlusu veya danışmanı olarak istihdam edilemeyeceğini ayrıca düzenlemektedir.
IV. Rent A Car Şirketleri İçin Yeni Filo ve Araç Şartları
Yönetmelikle işletmelerin yalnızca hukuki statüsüne değil, araç filolarının büyüklüğü ve niteliğine ilişkin de asgari kriterler getirilmektedir. Bu yeni kriterler şu şekilde belirtilmiştir:
Faaliyet Yeri | Asgari Taşıt Sayısı | İşletme Adına Tescilli Taşıt |
Büyükşehir belediyesi bulunan illerin nüfusu 30 bini geçen ilçeleri | 10 (biri Türkiye'de üretilmiş olmak üzere en az iki hibrit veya tamamen elektrikli) | En az 5 |
Nüfusu 30 bini geçmeyen ilçeler | 5 | En az 2 |
Büyükşehir belediyesi olmayan iller | 5 | En az 2 |
Yeni Yönetmeliğe göre asgari sayı tamamlanırken işletme adına tescil zorunluluğunu aşan taşıtlar kiralama yoluyla temin edilebilecektir. Şubeler açısından asgari taşıt sayısı şartının merkez tarafından her şube için ayrıca karşılanması öngörülmüştür. Öte yandan Bakanlık, büyükşehir belediyesi olmayan illerde uygulanacak asgari hibrit ve elektrikli taşıt sayılarını ayrıca belirleyebilecektir.
Kiralık Araçlar İçin Yaş ve Kilometre Sınırı
Yeni düzenleme kapsamında, klasik araçlar hariç olmak üzere kiralamaya konu taşıtların;
Model yılı itibarıyla altı (6) yaşın üzerinde olmaması,
Elektrik motorlu taşıtlarda 300.000 kilometrenin aşılmamış olması,
Diğer taşıtlarda 180.000 kilometrenin aşılmamış olması
gerekmektedir.
Bunun yanında ağır hasar kayıtlı araçlar ile muayene geçerlilik süresi dolmuş veya zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçların kiralamaya konu edilmesi mümkün olmayacaktır. Araçların ilgili güvenlik standartlarına uygun bulunması ve periyodik bakımlarının zamanında yaptırılması da ayrıca zorunludur.
Mevcut işletmeler bakımından asgari taşıt sayısı, araç yaşı ve kilometre sınırı ile Yönetmeliğin 15/2. maddesinde öngörülen belirli teknik standartlar 1 Ocak 2028 tarihine kadar uygulanmayacaktır.
V. Araç Kiralama Sözleşmeleri İçin Öngörülen Şekil ve İçerik Şartları
Yeni Yönetmelik, kısa süreli araç kiralama sözleşmelerini önemli ölçüde şekle ve içeriğe bağlamıştır.
Motorlu kara taşıtı kiralamasında işletme ile kiracı arasında yazılı veya elektronik ortamda kira sözleşmesi yapılması ve sözleşmenin bir nüshasının araç tesliminden önce kiracıya verilmesi veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. Bunun öncesinde kiracıya ayrıca ön bilgilendirme yapılması gerekmektedir. Sözleşme kurulmadan önce ön bilgilendirme olarak kiracıya;
İşletme, kiracı ve ek sürücü bilgileri,
Aracın temel özellikleri,
Her hizmetin bedeli ve toplam kira bedeli,
Tarafların hak ve yükümlülükleri,
Kiralamanın başlangıç ve bitiş tarihleri,
Aracın teslim zamanı ve yeri,
Sözleşmenin fesih şartları,
hakkında ön bilgilendirme yapılması gerekmektedir.
Kira sözleşmesinde ise bunlara ilave olarak işletmenin yetki belgesi ve sicil bilgileri, aracın marka, cins, tip, model yılı, vites, kilometre ve enerji bilgileri, depozito şartları, kilometre aşımı, geç teslim, HGS ve trafik cezası uygulamaları, enerji tamamlama giderleri, kasko teminat ve muafiyetleri, kiracının hasardan sorumlu tutulabileceği hâller ve tek taraflı fesih nedenlerinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Bu düzenleme karşısında uygulamada yaygın şekilde kullanılan matbu kira sözleşmelerinin Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce yeniden incelenmesi önem taşımaktadır.
Özellikle kiracıyı her türlü hasardan sınırsız sorumlu tutan, şirketin tek taraflı hasar tespitini kesin delil kabul eden, depozitodan herhangi bir gerekçeyle kesinti yapılmasına imkân tanıyan veya ek güvence ürününün satın alınmasını kiralamanın şartı hâline getiren sözleşme hükümlerinin yeni sistemde geçerliliği ciddi hukuki ihtilaflara konu olabilecektir.
VI. Elektronik Rezervasyon ve Ön Ödemeli Araç Kiralamalarında Yeni Rejim
Elektronik ortamda gerçekleştirilen ön ödemeli rezervasyonlar Yönetmeliğin 11. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir.
Ön ödemeli rezervasyonlarda kiracının onayıyla rezervasyon formu düzenlenmesi ve bu formun ön ödemenin yapıldığı tarihte elektronik ortamda kiracıya gönderilmesi gerekmektedir. Rezervasyonun aracı platform üzerinden yapılması hâlinde, Yönetmelikte belirtilen sınırlar içerisinde işletme ile aracı platform birlikte sorumlu tutulmuştur.
Rezervasyonun onaylanmasından hemen önce tüketiciye rezervasyon onayının ön ödeme yükümlülüğü doğurduğu açık ve anlaşılır biçimde bildirilmelidir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde kiracı rezervasyonla bağlı olmayacaktır.
Rezervasyonun İptali
Teslim saatinden önceki yirmi dört (24) saatten daha erken yapılan iptallerde kiracıdan herhangi bir bedel talep edilemeyecektir.
Teslim saatinden önceki son yirmi dört saat (24) içinde yapılan iptallerde ise rezervasyon formunda açıkça öngörülmüş olmak kaydıyla kiracıdan en fazla bir (1) günlük kira bedeli tutarında iptal bedeli alınabilecektir.
İptal nedeniyle yapılması gereken iadelerin yedi gün içinde tamamlanması zorunludur.
Kiracının Aracı Teslim Almaması
Kiracının haklı bir mazeret belirtmeksizin aracı rezervasyon tarihinde teslim almaması hâlinde işletme;
Bir ila altı (6) günlük kiralamalarda taşıtı en az 12 saat,
Yedi (7) gün ve üzerindeki kiralamalarda en az bir (1) gün,
kiracı için hazır tutacak ve başka bir kiracıya kiralayamayacaktır.
Bu süre sonunda araç hâlen teslim alınmamışsa rezervasyon iptal edilebilecek; ancak yapılacak kesinti;
Bir ila altı (6) günlük kiralamalarda taşıtı bir (1) günlük,
Yedi (7) gün ve üzerindeki kiralamalarda ise üç (3) günlük,
kira bedelini aşamayacaktır.
VII. Rezerve Edilen Araç veya Segmentin Teslim Edilememesi
Rezervasyon formunda kararlaştırılan segmentte bir aracın teslim tarihinde mevcut veya kiralamaya hazır olmaması hâlinde işletmenin kiracıya, herhangi bir ek ücret talep etmeksizin eş değer veya daha üst segmentte araç sağlaması esastır.
Eş değer veya üst segment araç temin edilememesi durumunda alt segment araç ancak kiracının yazılı veya elektronik onayı ile teslim edilebilir. Kiracının bunu kabul etmemesi hâlinde rezervasyon bedelsiz olarak iptal edilebilir.
Bu hüküm, bilhassa havalimanı ve turistik bölgelerde uygulamada karşılaşılan, rezervasyondaki aracın bulunmaması gerekçesiyle tüketiciden üst segment farkı talep edilmesi uygulamasını önemli ölçüde sınırlandırmaktadır.
VIII. Kira Bedeli, Kilometre Sınırı, HGS ve Geç İade
Yönetmelik, kiralama şirketlerinin ek hizmet ve ücretlendirme politikalarına ilişkin de belirli sınırlar getirmektedir.
Kilometre sınırlı tarife uygulanması mümkün olmakla birlikte,
Bir günden kısa süreli saatlik kiralamalarda en az 20 kilometre,
Bir ila altı (6) günlük kiralamalarda günlük en az 150 kilometre,
Yedi (7) ila 29 günlük veya haftalık kiralamalarda günlük en az 100 kilometre,
kullanım hakkı tanınmalıdır.
Kiracının talep etmesi hâlinde hızlı geçiş sistemi işletme tarafından ayrıca hizmet bedeli alınmaksızın kullanıma sunulacaktır. Fiilen gerçekleşen otoyol ve köprü geçiş ücretlerinin kiracıdan tahsil edilmesi ise mümkündür.
Bunun yanında araç iadesindeki bir (1) saate kadar gecikmeler nedeniyle herhangi bir bedel talep veya tahsil edilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.
IX. Araç Kiralama Depozitosuna Üst Sınır Getirilmesi
Yönetmelikle kısa süreli araç kiralamalarında alınabilecek depozito miktarı ilk kez açık bir üst sınıra bağlanmıştır. Bu kapsamda işletmeler;
Altı (6) gün ve altındaki kiralamalarda en fazla üç (3) günlük,
Yedi (7) ila 29 günlük veya haftalık kiralamalarda en fazla yedi (7) günlük,
kira bedeli tutarında depozito alabilecektir..
Düzenlemeye göre depozito amacıyla kiracıdan çek, senet, teminat mektubu, kefaletname veya benzeri borç doğurucu belgelerin alınması açıkça yasaklanmıştır.
Depozitodan kesinti yapılabilmesi ise kiracının sözleşmedeki onayının alınmasına ve tahsilattan önce bilgilendirilmesine bağlıdır. Ödenmeyen kira veya hizmet bedelleri, kilometre aşımı ve geç teslim bedelleri, kiralama dönemine ait sonradan ortaya çıkan otoyol ve köprü geçiş ücretleri ile diğer kural ihlali bedelleri, enerji tamamlama giderleri ve kiracının kusurundan kaynaklanan fakat kasko veya işletme güvencesi kapsamı dışında kalan zararlar depozitodan karşılanabilecektir.
Kural olarak depozitonun iadesine ilişkin işlemlerin kira sözleşmesinin sona erdiği ve aracın iade edildiği tarihi izleyen yedi (7) gün içerisinde yerine getirilmesi gerekmektedir.
Önemle belirtmek gerekir ki teslim sırasında kolaylıkla tespit edilemeyen arıza, çizik veya göçükler ile olağan kullanımdan doğan ve kabul edilebilir sınırlar içinde kalan aşınma ve yıpranmalar gerekçe gösterilerek depozitodan kesinti yapılması veya kiracıdan ayrıca bedel tahsil edilmesi mümkün değildir.
X. Kiralık Araç Hasarlarında Teslim ve İade Belgeleri Düzenlenmesi
Yeni Yönetmeliğin özel hukuk uyuşmazlıkları bakımından en önemli düzenlemelerinden biri, hasar ve arıza taleplerine ilişkin ispat sisteminin sıkılaştırılmasıdır.
Yönetmeliğe göre araç kiracıya teslim edilirken mevcut hasar ve arızaların gösterildiği taşıt teslim belgesi düzenlenerek kiracıya verilmesi gerekmektedir. Araç iade alınırken de aracın hasarsız teslim edildiğini veya iade anındaki hasar durumunu gösteren taşıt iade belgesi hazırlanarak kiracıya verilmesi veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.
Teslim ve iade belgesi düzenlenmeyen kiralamalarda veya iade belgesinde belirtilmeyen hasar ve arızalar bakımından kiracıdan herhangi bir bedel talep edilemeyecektir.
Daha da önemlisi, taşıt teslim belgesinin kiracıya zamanında verilmemiş veya elektronik ortamda gönderilmemiş olması hâlinde işletme, iade sırasında veya sonrasında araçta kiracıdan kaynaklanan hasar bulunduğunu ileri süremeyecektir.
Fiziki olarak karşı karşıya gelinmeden gerçekleştirilen iadelerde de aracın sözleşmeye uygun biçimde bırakılmasından sonra meydana gelen hasar ve arızalar kiracıya yüklenemeyecektir.
Bu hükümler karşısında, teslim ve iade prosedürlerinin fotoğraf, video ve zaman damgalı elektronik kayıtlarla desteklenmesi; yalnız operasyonel bir tedbir olmaktan çıkıp hasar alacağının ileri sürülebilmesi açısından temel bir ispat mekanizması hâline gelmektedir.
XI. Hasar ve Arıza Bedeli İçin Bağımsız Ekspertiz Raporu Şartı
Getirilen bir diğer yeni düzenleme ile kiracıdan hasar veya arıza bedeli istenebilmesi için hem hasarın hem de maliyetinin yetkili ve bağımsız ekspertiz raporuyla belgelendirilmesi gerekmektedir.
İşletmenin kendi personeli veya işletmeyle doğrudan yahut dolaylı bağlantılı kişi ve kuruluşlar tarafından hazırlanan raporlar Yönetmelik uyarınca ispat aracı olarak kullanılamayacaktır.
Bu hüküm özellikle araç kiralama şirketlerinin hasar bedellerinin tahsili amacıyla başlatacakları icra takipleri ve açacakları alacak davaları bakımından önem arz etmektedir.
Şirket içi servis tespitleri, tek taraflı maliyet tabloları veya bağlantılı servis kuruluşlarının raporları, yeni dönemde Yönetmeliğin aradığı ispat standardını tek başına karşılamayacaktır.

XII. Kiralık Araç Arızalarında İspat Yükü
Yönetmelik, araçta kira süresi içerisinde meydana gelen teknik arızalar bakımından kiracı lehine açık bir karine öngörmektedir. Buna göre kira süresinde ortaya çıkan arızanın, işletme tarafından aksi ispat edilmedikçe kiracıdan kaynaklanmadığı kabul edilecektir.
Dolayısıyla motor, şanzıman, elektronik sistem veya benzeri teknik bir arızanın yalnızca kiralama süresi içerisinde meydana gelmiş olması, kiracının sorumluluğu için yeterli olmayacaktır. İşletmenin arıza ile kiracının kullanım biçimi arasındaki illiyet bağını teknik ve hukuken elverişli delillerle ortaya koyması gerekecektir.
XIII. Kiralık Araçlarda Hasar, Değer Kaybı ve Araç Mahrumiyet Bedeli
Yönetmelik, kiracıdan kaynaklanmayan hasar veya arıza nedeniyle onarım masrafı, değer kaybı, onarım süresince oluşabilecek kira kaybı veya benzeri herhangi bir bedelin kiracıdan talep ve tahsil edilemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır.
Değer kaybı yönünden ayrıca özel bir düzenleme yapılmıştır. İşletme ile kiracının anlaşmaya vardığı hâller dışında, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı veya ilam niteliğinde başka bir karar bulunmaksızın değer kaybı nedeniyle kiracıdan bedel talep veya tahsil edilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu hüküm, uygulamada araç kiralama şirketleri tarafından kaza sonrasında doğrudan kiracı adına değer kaybı faturası düzenlenmesi veya bu tutarın kredi kartı/depozito üzerinden tahsil edilmesi uygulamasını önemli ölçüde sınırlandırmaktadır.
Aynı şekilde araç mahrumiyet bedeli veya onarım süresince kira kaybı taleplerinin de artık yalnızca genel borçlar hukuku ilkeleri üzerinden değil, Yönetmeliğin hasar güvencesine ilişkin özel hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekecektir.
XIV. Kiracının Hasar Kaynaklı Mali Sorumluluğunun Güvence Altına Alınması
Yönetmeliğin hasar sistemindeki temel yaklaşımı, normal kiralama faaliyeti sırasında ortaya çıkabilecek hasar riskinin doğrudan kiracı üzerinde bırakılmaması; kiracının ve ek sürücünün hasar kaynaklı mali sorumluluklarının işletme tarafından güvence altına alınmasıdır.
İşletme bu yükümlülüğünü kasko sigortası teminatı ile yerine getirebilecektir. Kiracı ve sözleşmede gösterilen ek sürücünün kasko, işletme güvencesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanması ayrıca bir bedel veya başka bir şartın yerine getirilmesine bağlanamayacaktır.
Buna paralel olarak kiralama hizmetinin, kiracının işletmeden veya üçüncü kişilerden ek sigorta, kasko veya hasar güvence ürünü satın alması koşuluna bağlanması yasaklanmıştır.
Bununla birlikte güvence sistemi sınırsız değildir. Alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde araç kullanılması, Yönetmelikte sayılan ciddi trafik güvenliği ihlalleri, kasten zarar verme, kiracının veya ek sürücünün kusuru nedeniyle aracın yetkisiz kişiler tarafından kullanılması ve aracın yasa dışı faaliyetlerde kullanılması sonucunda ortaya çıkan zararlar bakımından işletmenin güvence sağlama yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Yine belirli mücbir sebepler dışında kimlik tespitini engellemek amacıyla kaza yerinin terk edilmesi veya resmî trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmemesi durumlarında da Yönetmelikteki güvence rejiminin uygulanmaması söz konusu olabilecektir.
XV. Yönetmeliğin Türk Borçlar Kanunu ve Tüketici Kanunu ile İlişkisi
Yeni Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi, araç kiralama ilişkilerinin Türk Borçlar Kanunu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ("TKHK") kapsamından çıkması sonucunu doğurmamaktadır.
Kapsama giren tüketici işlemlerinde, Yönetmeliğin özel hükümlerinin yanında özellikle TKHK m.5'te düzenlenen haksız şart yasağı uygulanmaya devam edecektir. Tüketiciyle müzakere edilmeksizin sözleşmeye dahil edilen ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan genel işlem koşullarının geçerliliği ayrıca tüketici hukuku bakımından denetlenecektir.
Türk Borçlar Kanunu'nun kira sözleşmesine, borca aykırılığa, tazminata ve genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri de Yönetmelikle düzenlenmeyen veya Yönetmelikle çelişmeyen alanlarda uygulanmaya devam edecektir.
Bu nedenle Yönetmelik hükümlerine aykırı bir kira sözleşmesi hükmü, somut olayın şartlarına göre yalnızca idari yaptırım nedeni olmayıp; aynı zamanda sözleşmesel geçersizlik, haksız şart veya alacağın tahsil edilememesi sonucunu doğurabilecektir.
XVI. Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS) Yükümlülüğünün Ayrıca Devam Etmesi
Yeni Yönetmelikle Ticaret Bakanlığı bünyesinde Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi kurulması öngörülmüştür. Yetki belgesi sahibi işletmeler ile kiralamaya konu araçların sistem üzerinden takip ve kontrol edilmesi amaçlanmaktadır.
Bununla birlikte bu sistem, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'nun Ek 3. maddesinden doğan kolluğa bildirim yükümlülüğünün yerine geçmemektedir.
1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca, araç kiralama işletmelerinin kiracı ve araç bilgilerini, kira sözleşmesini ve ilgili kayıtları bilgisayar ortamında tutması; sistemlerini genel kolluk sistemine bağlaması ve kiracı ile kiralanan araç bilgilerini araç teslimi sırasında genel kolluk kuvvetlerine sistem üzerinden (KABİS) bildirmesi gerekmektedir.
Aynı düzenleme kapsamında kiralık araçlarda GPS cihazı bulundurulması ve araçlara ilişkin konum kayıtlarının üç (3) yıl süreyle saklanması zorunluluğu da bulunmaktadır.
Bu itibarla 1 Ocak 2027 sonrasında Ticaret Bakanlığı Bilgi Sistemi ile KABİS'ten kaynaklanan yükümlülüklerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi ve birlikte yerine getirilmesi gerekecektir.
XVII. GPS Uygulaması ve KVKK Yükümlülükleri
Araç kiralama faaliyeti niteliği gereği kimlik, ehliyet, iletişim, ödeme, rezervasyon, hasar, araç kullanım ve konum verileri gibi çok sayıda kişisel verinin işlenmesini gerektirmektedir.
1774 sayılı Kanun uyarınca GPS cihazı bulundurma ve konum kayıtlarını saklama yükümlülüğünün bulunması, araç kiralama şirketlerinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır.
Kanundan doğan yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla işlenen konum verileri ile şirketin kendi ticari amaçları, risk analizi, pazarlama, müşteri profilleme veya benzeri amaçlarla gerçekleştirebileceği veri işleme faaliyetlerinin hukuki sebepleri birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle şirketlerin KVKK aydınlatma metinleri, veri işleme envanterleri, saklama ve imha politikaları, GPS veri süreçleri ve üçüncü taraflarla veri aktarım mekanizmalarını yeni mevzuat yapısı doğrultusunda yeniden incelemeleri önem taşımaktadır.
XVIII. İlan ve Aracı Platformlara Getirilen Yükümlülükler
Yönetmelik yalnızca araç kiralama şirketlerine değil, ilan ve rezervasyon platformlarına da çeşitli yükümlülükler getirmektedir.
İlan ve aracı platformların işletmenin üyeliği veya kaydından önce yetki belgesini Bilgi Sistemi üzerinden kontrol etmesi, yetki belgesi bulunmayan işletmelerin kaydına izin vermemesi ve işletmenin ilana konu araç üzerinde ilan verme yetkisini doğrulaması gerekecektir.
Araç kiralama ilanlarında aracın marka, ticari ad, cins, tip, model yılı, enerji türü, donanım, segment ve kilometre bilgileri ile detaylı görsellerine yer verilmesi zorunlu hale getirilmiştir.
Özellikle havalimanı, tren garı veya otobüs terminalinde araç teslimi yapılacağının belirtilmesine rağmen işletmenin ilgili yerde merkez veya şubesinin bulunmaması hâlinde bu durumun ilanda açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Platformların Haksız Ticari Uygulamaları
Yönetmelik işletme ile platformlar arasındaki ilişkiye de müdahale etmekte ve işletmelerin ticari faaliyetlerini bozan veya belirli bir karara zorlayan belirli uygulamaları açıkça "haksız ticari uygulama" olarak nitelendirmektedir. İşletmenin kampanyaya zorlanması, işletmenin platform dışındaki ticari faaliyetlerinin sınırlandırılması, işletmeden veya kiracıdan elde edilen verilerin işletmeyle rekabet amacıyla kullanılması, hukuki yollara başvurulduğu gerekçesiyle işletmenin sıralamasının düşürülmesi veya hizmetlerinin sınırlandırılması, aracılık hizmetinin koşullarının açık ve erişilebilir bir sözleşmeyle belirlenmemesi ve işletmeye yapılması gereken ödemenin belirlenen sürede aktarılmaması bunlar arasındadır.
Bu nedenle özellikle ulusal ve uluslararası rezervasyon platformlarıyla çalışan araç kiralama şirketlerinin mevcut aracılık sözleşmelerinin Yönetmeliğin 19. maddesi yönünden ayrıca incelenmesi gerekecektir.
XIX. Belge Saklama Yükümlülüğü
İşletmeler ile ilan ve aracı platformların kira sözleşmeleri ve kiralamaya ilişkin diğer belge ve formları işlemin veya kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren beş (5) yıl boyunca fiziki veya elektronik ortamda doğru ve eksiksiz şekilde saklamaları gerekmektedir.
Bu beş yıllık süre, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu'nda GPS konum verileri bakımından öngörülen üç (3) yıllık saklama süresinden farklıdır. Bu nedenle işletmelerin bütün veriler için tek bir saklama süresi uygulamak yerine, ilgili kayıt türünün dayandığı mevzuata göre ayrı bir saklama ve imha politikası belirlemesi isabetli olacaktır.
XX. Denetim, İdari Yaptırımlar ve Yetki Belgesinin İptali
Yönetmeliğin uygulanmasını takip ve denetleme yetkisi Ticaret Bakanlığı'na verilmiştir. Bakanlık bu yetkisini Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla kullanabilecek; yetkili idareler de Bakanlığın talebi üzerine ön inceleme niteliğinde denetim gerçekleştirebilecektir.
Yönetmeliğe aykırı hareket edilmesi hâlinde, ihlalin niteliğine göre 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 12. maddesi ile 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 18. maddesinde düzenlenen idari para cezalarının uygulanması söz konusu olacaktır.
Bunun yanında yetki belgesi şartlarının kaybedilmesi, belge bilgilerindeki değişikliklere rağmen süresinde tadil başvurusu yapılmaması veya Yönetmelik ihlalinin Bakanlığın uyarısına rağmen giderilmemesi ya da aynı takvim yılı içerisinde tekrarlanması hâllerinde yetki belgesinin iptali gündeme gelebilecektir.
Yönetmeliğe aykırılığın tekrarı nedeniyle yetki belgesi iptal edilen işletmeye ve işletmenin sahibi veya yetkili temsilcisinin sahibi yahut temsilcisi olduğu diğer işletmelere iptal tarihinden itibaren bir (1) yıl süreyle yeni yetki belgesi verilmemesi öngörülmüştür.
XXI. Mevcut Araç Kiralama Şirketleri Açısından Geçiş Takvimi
Yönetmeliğin geçici maddesi, hâlihazırda faaliyet gösteren araç kiralama işletmelerinin yeni sisteme uyum sağlayabilmeleri amacıyla farklı yükümlülükler için farklı tarihler belirlemiştir.
15 Ağustos 2026, Yönetmeliğin yayımlandığı tarihtir.
1 Ocak 2027, Yönetmeliğin genel yürürlük tarihidir.
Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte araç kiralama faaliyetinde bulunan işletmeler, faaliyetlerine devam edebilmek için 1 Temmuz 2027 tarihine kadar yetki belgesi almak zorundadır.
Yönetmeliğin yürürlüğünden önce ilan veya aracı platformlarla kurulmuş sözleşmelerin de 1 Temmuz 2027 tarihine kadar yeni düzenlemeye uygun hâle getirilmesi gerekmektedir.
Mevcut işletmeler bakımından asgari filo sayısı, özmal araç oranı, araç yaşı ve kilometre koşulları ile belirli teknik standartlar ise 1 Ocak 2028 tarihine kadar uygulanmayacaktır.
İlan ve aracı platformların Yönetmeliğin 18/1. maddesindeki yetki belgesi ve ilan doğrulama yükümlülükleri de 1 Ocak 2028 tarihinde uygulanmaya başlayacaktır.
Ticaret Bakanlığı, geçici maddede öngörülen süreleri bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, 2028 yılına kadar tanınan geçiş süresinin Yönetmeliğin bütün hükümlerine ilişkin olmadığıdır. Kira sözleşmesi, ön bilgilendirme, rezervasyon, depozito, ücretlendirme, teslim ve iade, hasar, ekspertiz ve güvence sistemine ilişkin hükümler yönünden ayrıca bir erteleme bulunmadığından 1 Ocak 2027 genel yürürlük tarihi esas alınacaktır.

XXII. Araç Kiralama Şirketleri Açısından Hukuki Uyum Süreci
Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik karşısında araç kiralama işletmelerinin yapması gereken çalışma, yalnızca yetki belgesi başvurusundan ibaret görülmemelidir.
Mevcut kira sözleşmeleri ve genel işlem koşulları; özellikle depozito, hasar, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, kilometre aşımı, geç teslim, HGS, enerji tamamlama, kasko, ek sürücü ve tek taraflı fesih hükümleri bakımından yeniden değerlendirilmelidir.
Buna paralel olarak ön bilgilendirme ve rezervasyon formları oluşturulmalı; internet sitesi ve mobil uygulama üzerinden gerçekleştirilen rezervasyon süreçleri Yönetmeliğin elektronik onay ve bilgilendirme kurallarına uygun hâle getirilmeli; teslim-iade tutanakları ve bunları destekleyen fotoğraf/video kayıt sistemleri yeniden yapılandırılmalıdır.
Hasar taleplerinde bağımsız ekspertiz sistemine geçilmeli; kasko poliçeleri ile işletme güvencesi modellerinin Yönetmeliğin 13 ve 16. maddeleriyle uyumu değerlendirilmelidir.
Filo, şube ve özmal araç yapısı 2028 kriterlerine göre planlanmalı; Ticaret Bakanlığı Bilgi Sistemi, KABİS ve GPS süreçleri birbirinden ayrıştırılarak takip edilmeli; KVKK dokümantasyonu ve platformlarla yapılan aracılık sözleşmeleri de yeni mevzuata uygun hâle getirilmelidir.
XXIII. Sonuç ve Değerlendirme
Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik, Türk araç kiralama sektöründe uzun süredir şirket sözleşmeleri ve ticari uygulamalar üzerinden şekillenen birçok hususu ilk kez ayrıntılı ve bütüncül biçimde düzenlemektedir.
Düzenlemenin birinci ayağını, yetki belgesi, asgari filo, araç yaşı, kilometre ve teknik standartlar üzerinden sektörün kurumsallaştırılması oluşturmaktadır.
İkinci ayağını, ön bilgilendirme, rezervasyon iptali, no-show, depozito, HGS, kilometre ve geç iade hükümleriyle tüketicinin işlem öncesinde ve sözleşmenin ifası sırasında karşılaşabileceği öngörülemeyen mali yüklerin sınırlandırılması teşkil etmektedir.
Üçüncü ve özel hukuk uygulaması bakımından en önemli ayağı ise hasar sorumluluğunun yeniden yapılandırılmasıdır. Teslim ve iade belgelerinin belirleyici hâle gelmesi, bağımsız ekspertiz zorunluluğu, arıza bakımından işletmenin ispat yükü, değer kaybının tahsiline getirilen sınırlamalar ve kiracının hasar kaynaklı mali sorumluluğunun işletme tarafından güvence altına alınması, araç kiralama şirketlerinin mevcut hasar tahsil uygulamalarında esaslı değişiklikler yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu itibarla Yönetmeliğin yalnızca “araç kiralama şirketlerine yetki belgesi getiren bir düzenleme” olarak değerlendirilmesi isabetli değildir. Yeni düzenleme; araç kiralama sektörünün idari statüsünü, sözleşme hukukunu, tüketici ilişkilerini, ispat rejimini ve risk dağılımını birlikte değiştiren kapsamlı bir sektörel düzenleme niteliğindedir.
Özellikle 1 Ocak 2027 tarihinden önce kira sözleşmelerinin, rezervasyon ve tahsilat altyapısının, teslim-iade ve hasar prosedürlerinin, sigorta/güvence yapısının ve KABİS–KVKK süreçlerinin hukuki denetimden geçirilmesi; yeni dönemde ortaya çıkabilecek idari yaptırım ve özel hukuk uyuşmazlıklarının önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu çalışma, 15 Ağustos 2026 tarihli Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğin somut bir olay, sözleşme veya uyuşmazlık bakımından hukuki görüş olarak kabul edilmemesi; her somut olayın tarafların sıfatı, kiralama süresi, aracın niteliği, sözleşme hükümleri ve uyuşmazlığın özellikleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Yorumlar